ARAMA   Detaylı Ara
    |


   Haberler
   Ödüller
   Ajanda
   Sektörden
   İhaleler
   İlanlar
   Rehber
   Yayınlar
Mimarlık ve Yapı Terimleri Sözlüğü Mimarlık ve Yapı
Sözlüğü / 3 Dilde
Kelime
 
  Ajanda : Son 3 Gün

21.11.2008 - Cuma
DOCOMOMO - Türkiye Mimarlığında Modernizmin Yerel Açılımları IV
Sedad Hakkı Eldem Sempozyumu
"Sedad Hakkı Eldem Mimarlığı" Öğrenci Fotoğraf Yarışması ve Sergisi
‘Prisoned’ Uluslararası Öğrenci Tasarım Yarışması
 
22.11.2008 - Cumartesi
Delta'dan Tasarım Yarışması
“Planlama, Afetler ve Hukuk”
Japon Fotoğrafçılığı
Sinema Tasarımla Buluşuyor
 
23.11.2008 - Pazar
11. Venedik Mimarlık Bienali
Hierapolis-Kastabala Kenti Çimento'dan Arınsın!
 
 
HABERLER
Ana Sayfa > Haberler > Haber Detayı Arkadaşına Gönder Yazdır    Arkadaşına Gönder Arkadaşına Gönder
Zeus Sunağına Nazır Türk Tasarımı
Haber: Radikal Gazetesi / Erkan Aktuğ 20.05.2008
Batı’nın Türkiye algısı hiç değişmeyecek mi? Avrupa Birliği’yle müzakere sürecindeyiz ve bizi hala ‘Türk lokumu’ olarak mı görüyor?.. Berlin’de ünlü Bergama Müzesi’nin içindeki İslam Sanatları bölümünde açılan tasarım sergisinin başlığı ‘Turkish Delight’ olunca, yıllarca üstümüze yapışan oryantalist bakıştan sıkılmışlığın verdiği refleksle  bunları tartışıyoruz; serginin basın toplantısına giderken... Oysa, yılda 1 milyon kişinin geçdiği dev bir müzede dünya çapındaki Türk tasarımcılarının gelenekselden izler taşıyan son derece çağdaş ve kaliteli işleri sergilenecek, ismin ne önemi var. Ünlü aforizmada dendiği gibi, dik duruyorsak gölgemizin kambur görünmesinden neden korkalım ki!

“Hiç mızıkçılık etmeyin arkadaşlar” diyor serginin sponsorluğunu üstlenen Garanti Bankası’na basın/halkla ilişkiler hizmeti veren A&B Tanıtım’ın patronu Sibel Asna, “Bu ismi değiştirmek için çok mücadele ettik. Ama müze yönetimi çok diretti.” İtiraz edenler oluyor, fikirler havada uçuşuyor... “Bu yaklaşımlarla çok karşılaştım. Biz işimizi yapalım. Onlar bizi nasıl görürse görsün” diyen Türkiye’nin dünya çapındaki seramikçisi Alev Ebüzziya’nın da desteğiyle isme fazla takılmamak gerektiği konusunda uzlaşıyoruz.

İsim konusunda epey mücadele verilmiş, belli. Berlin Devlet Müzeleri’nin başındaki Dr. Matthias Henkel de İslam Sanatları Müzesi’nin müdürü Türkolog Prof. Claus-Peter Haase, basın toplantısına ‘Turkish Delight’ ismi üzerinde özellikle duruyor, yanlış anlamaya meydan vermemek için. Dr. Henkel ‘delight’ kelimesinin duyguları harekete geçirdiğine vurgu yaparken Prof. Haase, “Bergama Müzesi izleyiciyle mesafelidir. Biz de duyguları harekete geçiren ‘Turkish Delight’ başlığını kullanarak bu mesafeyi ortadan kaldırmak istedik. Rahat bir şey olsun istedik. Müzeye çok fazla genç geliyor ve onlar burada daha rahat davranıyorlar; merdivenlere oturup konuşuyorlar, şakalaşıyorlar. Bu çok güzel bir şey. Müze olarak bir dönüm noktasındayız. Alışılmamış bir şey, bir tasarım sergisi gerçekleştiriyoruz” diyor.

Gerçekten de ‘Turkish Delight’, Bergama’daki ünlü Zeus Sunağı, Babil şehrinin ünlü İştar kapısı ve  Emevi çöl sarayı Mşatta’nın müthiş bezemelerle süslü ön cephesinin bulunduğu, bu görkemli müze kompleksinde açılan ilk tasarım sergisi.

11 ünlü tasarımcı var
İTÜ Endüstri Ürünleri Tasarımı’nın ardından yüksek lisansını Berlin Sanat Üniversitesi’nde tamamlayan Güven Günaltay’ın küratörlüğündeki ‘Turkish Delight’ sergisinde, önemli başarıla imza atmış farklı kuşaklardan tasarımcılar Alev Ebüzziya Siesbye, Faruk Malhan, Gönül Paksoy, Oya Akman, Ela Cindoruk, Defne Koz, Koray Özgen, Can Yalman, Erdem Akan, Gülname Turan ile Joelle Hançerli’nin geleneksel izler taşıyan modern tasarımları yer alıyor. Müzedeki eserlerle birbirini tamamlasın diye ‘geleneksel-çağdaş’ konseptine özellikle dikkat ettiğini belirten Günaltay, “Günümüz Türk tasarımından bir kesiti geniş kitlelere tanıtmayı amaçladık. Sergi, Türk tasarımcıların kendi kültürlerini çağdaş sanat anlayışıyla yorumlayışını ve Türkiye’sinin aydınlık yüzünü en iyi şekilde yansıtıyor” diyor.

Sergi, 2. Dünya Savaşı’ndaki bombardımanlardan nasibini alan ama şimdilerde Almanların gözbebeği gibi koruduğu Bergama Müzesi’nin görkeminde kaybolmuyor, tam tersine, çoğu uluslararası arenada bilinen tasarımcıların işleri, Osmanlı dönemi eserlerinin yer aldığı müzenin görece en zayıf salonlarında hemen dikkatinizi çekiyor.

Sergide en geniş yer seramik sanatçısı Alev Ebüzziya’ya ayrılmış. Anadolu kaplarını inceleyerek geliştirdiği formu çağdaş bir yorumla tasarımlarına uygulayan Ebüzziya, sergide Beymen, Koleksiyon ve Canakkale Seramik için işleriyle yer alıyor. Gönül Paksoy, geleneksel kumaşlarla ürettiği elbiselerle sergiye dahil olurken Gülhane Turan’nın tasarladığı süs objeleri, yazma kenarlarında görülen oyalardan esinlenilerek yapılmış. Sharp, Alessi, Pirelli, Casio gibi dev şirketlere tasarımlar yapan Defne Koz ise İznik çinilerine camda yeniden hayat veriyor.

Serginin en ‘eğlenceli’ işleri Erdem Akan’ın. Akan, Amerikan beyzbol şapkasıyla Osmanlı fesini ‘Fescap’de, viski bardağıyla çay bardağını ‘Eastmeetswest’te hınzır bir şekilde birleştirmiş, ‘hacı fesi’ olarak bilinen şapkadan kase yapmış. Can Yalman’ın çatal bıçak seti ile Ela Cindoruk’un yüzükleri Selçuklu ve Osmanlı mimarisinden izler taşıyor. Faruk Malhan, bugüne kadar 250 bin sattığını söylediği ‘İstanbul’ adlı bardak serisiyle sergiye katılırken Koray Özgen, sergide yer alan ‘Tipsy’de kahvelerdeki çay tepsisini evlerin kullanımına sokuyor. Oya Akman’ın ‘Bembeyaz’ adlı porselen viski bardağıyla katıldığı serginin en genç tasarımcısı Joelle Hançerli; Mevlevi şapkasından oturma birimi, nalın’dan ise sehpa yapmış.

Aynı zamanda UNESCO tarafından ‘dünya tasarım şehri’ ilan edilen Berlin’deki DMY Tasarım Festivali’nin özel etkinliği olan sergi, 29 Haziran’a kadar açık kalacak. www.smp.museum






Yeni Yorum Yap

Adı Soyadı
E-Posta




Haberler: ARŞİV
  Mayıs, 2008  
<< <   20.05.2008 > >>
hft
Pzt
Sal
Çar
Per
Cm
Cmt
Pzr
18
19
10
11
20
21
25
22


 
  Yapı-Endüstri Merkezi tarafından hazırlanan siteler için tıklayın
Gizlilik Şartları  |  Künye  |  Reklam Bilgileri  |  İletişim