ARAMA   Detaylı Ara
    |


   Haberler
   Ödüller
   Ajanda
   Sektörden
   İhaleler
   İlanlar
   Rehber
   Yayınlar
Mimarlık ve Yapı Terimleri Sözlüğü Mimarlık ve Yapı
Sözlüğü / 3 Dilde
Kelime
 
  Ajanda : Son 3 Gün

08.01.2009 - Perşembe
TMMOB İzmir Kent Sempozyumu
 
09.01.2009 - Cuma
"Yapısal Çevrenin Yeniden Canlandırılması: Yeni Kullanımlar için Eski Mekanlara Yeniden Nitelik Kazandırmak"
Galeri 44A Yılmaz Zenger Sergisi ile Açılıyor
Hacettepe Teknokent 2008 Proje Yarışması
 
10.01.2009 - Cumartesi
ÇEDBİK'ten “Yeşil Bina” Toplantıları
TMMOB İzmir Kent Sempozyumu
“Yerel Yönetimler, Katılımcılık ve Kent Konseyi”
 

 
HABERLER
Ana Sayfa > Haberler > Haber Detayı Arkadaşına Gönder Yazdır    Arkadaşına Gönder Arkadaşına Gönder
Susuzluğa Doğru Adım Adım
Haber: Cumhuriyet Gazetesi 19.08.2008
Susuzluğa Doğru Adım Adım

Küresel iklim değişikliği bütün dünyayı kavururken Türkiye’nin megakenti İstanbul da su krizi tehditi altında. Su havzalarının yapılaşmaya açılması, hızla artan nüfus, bilinçli su plan ve politikalarının uygulamaya konulmaması, hızlı sanayileşme gibi nedenlerle su sıkıntısı çeken kent, son 2 yıldır yaz aylarını susuz kalma tehlikesi ile geçiriyor. Barajların doluluk oranı son ölçümlere göre yüzde 23,14’e kadar düşerken Alibeyköy Barajı geçen yıl olduğu gibi yine kurudu.

İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi Hidrolik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlhan Avcı’nın “İstanbul’un Tarihsel Gelişim Süreci İçinde Öne Çıkan Bir Öğe: Su” başlıklı çalışmasına göre su, İstanbul’un kuruluş ve gelişme sürecinde her zaman bağlayıcı bir rol oynadı. Şehrin gelişmesi ve nüfus artışına bağlı olarak İstanbul çevresindeki yeni su kaynakları arayışı, Roma döneminde ve daha sonra Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde hep gündemde kaldı.

Su havzalarındaki kontrolsuz yapılaşma

Avcı, “Gerek 1980 yılında yaşanan göç olayı sonucu İstanbul nüfusundaki yüzde 14’lere varan aşırı artış, gerek planlanan su kaynakları projelerinin zamanında tamamlanamamış olması, gerekse su havzalarındaki kontrolsüz yapılaşma ve sanayileşme nedeniyle var olan bazı su kaynaklarının da kullanılır olmaktan çıkmış olması sonucu 1990’lı yılların başlarında yaşanan ardışık kurak yıllarda, İstanbul belki de tarihinde görmediği bir su sıkıntısı yaşamıştır” tespitinde bulunuyor.

Avcı, “Öyle ki, Karadeniz’in beğenmediğimiz tuzlu ve kirli suyunu Terkos Gölü üzerinden, Yalova’nın mütevazı baraj suyunu da tankerlerle şebeke üzerinden musluğumuza aktarılması yetmemiş; Trabzon’dan Karadeniz derelerinin suyunu tankerlerle, Manavgat’ın suyunu da balonlarla İstanbul’a getirerek günü kurtarmanın hesapları bile yapılmıştır” ifadesini kullanıyor. İstanbul’daki son yirmi yılın su sorunu sadece kaynak eksikliği değil, şebeke altyapısı eksikliği, gecekondu ve çarpık kentleşmenin getirdiği olumsuzluklar nedeniyle var olan sınırlı su kaynağının dengeli dağıtılamamasının da ayrı bir sorun olduğuna dikkat çeken Avcı, şu bilgileri aktarıyor:

“Özellikle İSKİ döneminde yaşanan su sorununun nedenlerinden birisi de, ne gariptir ki dönemin iktidarları ile İstanbul yerel yönetimleri arasında hep var olan kavgalı ilişkiler ve bunun İSKİ’nin icraatlarına olan yansımaları olmuştur. Son olarak 1990’lı yılların başlarında yaşanan çok ciddi boyutlardaki su sıkıntısından sonra, İstanbul’un su sorununun çözümü konusunda iktidarlarla yerel yönetimler arasında giderek bir konsensus sağlanır olmuş; İSKİ daha serbest ve tutarlı kararlar almaya başlamış, 1980’li yıllarda çok talihsiz bir zorlama ve kararla kapatılmış olan DSİ İstanbul Bölge Müdürlüğü de 1990’lı yıllarda yeniden kurularak Yeşilçay ve Melen gibi önemli su kaynakları projeleri hayata geçirilmeye başlanmıştır.”



1 2



Yeni Yorum Yap

Adı Soyadı
E-Posta




Haberler: ARŞİV
  Ağustos, 2008  
<< <   19.08.2008 > >>
hft
Pzt
Sal
Çar
Per
Cm
Cmt
Pzr
31
1
2
3
32
33
34
35


 
  Yapı-Endüstri Merkezi tarafından hazırlanan siteler için tıklayın
Gizlilik Şartları  |  Künye  |  Reklam Bilgileri  |  İletişim