Türkiye’nin en gözde turizm merkezlerinden birisi
olmasına karşın yoğun çarpık yapılaşma ve aşırı tesisleşme nedeniyle eleştiri
konusu olan Bodrum Yarımadası'nda 3 bin yıl önceki Leleg
kentleri, doğaya ve insana saygılı bir kentleşmenin anıtları gibi halen ayakta
duruyor. Yarımadadaki Leleg kentlerinden
Pedesa’da kazı çalışmaları yürüten Muğla Üniversitesi’nden
Prof. Dr. Adnan Diler “Leleg kentleri doğayı tahrip etmeden,
doğayla barışık bir yapılaşmanın ve kentleşmenin olabileceğinin en güzel
kanıtıdır. Mimarların ve özellikle belediyelerin buradan öğrenecekleri çok
şeyler var” dedi.
Üç bin yıldır varlığını koruyor
Antik çağların en gizemli halklarından birisi olan Leleglerin, Bodrum
Yarımadası'nın yüksek tepelerindeki kent kalıntıları, doğaya saygılı ve uyumlu
bir kentleşmenin ve yapılaşmanın olabileceğini kanıtlarcasına yaklaşık 3 bin
yıldır varlığını koruyor. Yarımadadaki 6 Leleg kentinden birisi olan Pedesa’da 7
yıl yüzey araştırması yaptıktan sonra 2 yıldır arkeolojik kazı çalışmalarını
yürüten Prof. Dr. Adnan Diler, Pedesa’da yapılaşmanın doğal malzemelerle
olduğunu kaydetti.
Kentteki kamusal amaçlı yapıların halkın kolayca ulaşabilmesi ve iletişimin
rahatlıkla sağlanabilmesi için daha çok düz alanlara yapıldığını, buna karşın
konutların genel olarak yamaçlara inşa edildiğini ve hiçbir evin diğerinin önünü
kapatmadığına dikkat çekti. Diler “Pedesa’ya ve bölgedeki diğer Leleg kentlerine
baktığımızda yolların araziye saygılı bir şekilde yapıldığını görüyoruz. Yol
açmak için bugün yapıldığı gibi arazinin hoyratça yarılmadığına, kazılmadığına
tanık oluyoruz. Evleri veya surları yaparken de ana kayayı yontup çıkardıkları
taş bloklarla aynı ana kaya üzerine duvar yaptıkları biliyoruz. Yapılan her şey
doğaya saygılı bir şekilde doğal malzeme ile insan boyutlarıyla son derece
uyumlu olarak yapılmış” dedi.
Öğrencilerden ve işçilerden oluşan 20 kişilik bir ekiple kazı çalışmalarını
yürüten Diler, Ortaca beldesinin 3 kilometre kuzeyindeki Pedesa’nın turizme
kazandırılması için çok uygun konumda olduğunu belirterek “Amacımız, burayı
Bodrum turizmine kazandırmak. Pedesa’yı, Bodrum’a gelecek turistlerin uğrak yeri
haline getirmeyi amaçlıyoruz. Bunun için de antik kent kalıntılarının rahatça
gezilebilmesi için gezi yolları yapıyoruz. Kazı çalışmalarımız ilerledikçe
Bodrum turizmi önemli bir seçenek daha kazanmış olacak” dedi.
Öte yandan kazı ekibindeki öğrencilerden Haliç Üniversitesi Mimarlık
Fakültesi Öğrencisi Seçil Uzunçayır bir mimar adayı olarak
Pedesa kazılarından evlerin kullanıma yönelik olarak, fonksiyonel biçimde
yapılmış olduğunu, hiçbir gereksiz ayrıntıya veya abartmaya kaçılmadığını
gördüğünü söyledi. O zaman da evlerin denize karşı yapıldığını gördüklerini
anlatan Uzunçayır “Burada evler tümüyle ihtiyaca uygun yapılmış. Neye ihtiyaç
duyuluyorsa o kadar yapılmış. Burada ayrıca taş duvarların da tuğla duvarlar
gibi atkı sistemiyle işlendiğini belirledik” diye konuştu.