İstanbul Boğazı'nda yapılması planlanan
3'üncü köprü, çeşitli sivil toplum örgütü üyelerince
Sarıyer'de gerçekleştirilen yürüyüşle protesto edildi. CHP
İstanbul Milletvekili Çetin Soysal, İstanbul'un bir ihanetle
karşı karşıya olduğunu öne sürdü. Hacıosman Bayırı'nda toplanan
grup, "Köprü kirlilik, gürültü, yıkım demektir", "Köprü altında yaşamak
istemiyoruz", "Egzoz gazında yaşamak istemiyoruz" yazılı pankartlar taşıyarak,
"Köprü değil, insanca yaşam", "Ormanına, suyuna, mahallene sahip çık", "Köprü
değil, barınma hakkı" şeklinde sloganlar atarak yürüyüşe geçti.
Polisin kontrolü altında yaklaşık 2 kilometre yürüyerek Tarabya sahiline
ulaşan grup, zaman zaman trafiğin aksamasına neden oldu. Burada grup adına bir
basın açıklaması yapan Prof. Dr. Zerrin Bayrakdar, 1950'li
yıllardan başlayarak karayolcu politikalara teslim olan Türkiye'de 40 yıldan bu
yana İstanbul Boğazı'na yapılacak köprülerin tartışıldığını savundu.
İstanbul Boğazı'nda 1973 ve 1989 yıllarında 2 köprü yapıldığını hatırlatan
Prof. Dr. Bayrakdar, 2 köprünün boğazdan geçen taşıt sayısını 30 kat
artırdığını, ancak yolcu sayısını 4 kat bile artıramadığını öne sürdü.
Bayrakdar, yeni köprüyle de araç trafiğinde artış yaşanacağını, ancak yolcu
sayısında önemli bir artışın olmayacağını iddia etti.
3'üncü köprüyle ilgili olarak sürekli değişen güzergahların kamuoyu gündemine
taşınmasının toplumda düşünce karmaşası yarattığını, bunun arsa spekülatörlerine
yaradığını ileri süren Bayrakdar, köprünün güzergahıyla ilgili olarak basında
Tarabya-Beykoz arasından geçeceğini haberlerinin çıktığını kaydetti. 3'üncü
köprünün yapımı halinde çevre ve bağlantı yolları ile büyük bir ormanlık alan ve
bir o kadar da tarım alanının yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacağını
ifade eden Bayrakdar, ayrıca 3'üncü köprünün su havzalarının yok olmasına neden
olacağını öne sürdü.
Köprünün yapımı halinde İstanbul halkına, kente ve çevreye karşı suç
işleneceğini iddia eden Bayrakdar, İstanbul için raylı sistem ağırlıklı, deniz
yolunu etkin biçimde kullanan ve otobüslerle desteklenen bir toplu taşıma
sisteminin oluşturulması gerektiğini belirtti.
CHP İstanbul Milletvekili Çetin Soysal da İstanbul'un bir
ihanetle karşı karşıya olduğunu savunarak, bunun tarihi ve kültürel mirasa
ihanet olduğunu savundu.
Tarihi yarımadada 2 metrede Osmanlı, 4 metrede Bizans, 6 metrede Roma ve 9
metrede taş devri kalıntılarının ortaya çıktığını anlatan Soysal, "İstanbul'da
plan tadilleriyle kente dönük bir yoğunluk oluşturuluyor. Ne yazık ki bu
yoğunluğun getirdiği bedel İstanbul halkına ulaşım ve trafik sorunu olarak
yansıyor" dedi.
3'üncü köprüyle ilgili bir tartışma yaşandığını anımsatan CHP'li Soysal, "Bu
tartışma, köprünün adı ne olsun diyedir. Burada ilan ediyorum. 3. köprünün adı
İstanbul'a ihanet köprüsüdür" diye konuştu. Grup, açıklamanın ardından olaysız
şekilde dağıldı.