
Türkiye’nin turizme açılmış sahil bölgelerinin bir
çoğunda yöreye özgü bir yapılanmaya rastlayamıyoruz. Ege ve Akdeniz sahil
şeridinin büyük kısmı devasa binalardan oluşan otellerle, yüksek apartmanlarla,
betonarme sitelerle kaplı. Çok azının tarihi dokusu korunmuş,
Ayvalık da bu nadir yerlerden biri. Taşlı dar sokakları, yöre
mimarisini yansıtan eski, izbe ama karakterli evleriyle Türkiye’nin diğer tatil
de yapılabilen yörelerinden çabucak ayrılıyor. Ayvalık’ın ara sokaklarında sahil
yolunun aksine, bakımlı, restore edilmiş evlere rastlamak pek kolay değil. Ama
anlatacağımız ev böyle bir ev, bu tarihi dokulu dar sokaklarda yer alan, üç beş
restore edilmiş eski binadan biri...
Adını açıklamak istemeyen ev sahibi, mahallenin çocuklarının, evlerine
“beyaz saray” lakabını taktıklarını anlatıyor gülerek.
Taşındıkları ilk günlerde, içerisini merak ettikleri için duvarlara ve camlara
tırmanan bu çocuklar zamanla eve girip çıkar hale gelmiş, evin sakinleri ve
özellikle de köpekleriyle haşır neşir olmuşlar. Ev sahibi, çocukların bu
ilgilerinin evin restore edildikten sonraki değişiminden kaynaklandığını
söylüyor, “Bu evi daha önceden bilen çocuklar yeni halini görünce çok
şaşırdılar, bir de dekorasyonu onlara çok yabancı geldi, her şeye merakla
baktılar” diye anlatıyor.
Gerçekten de evin dekorasyonu oldukça ilginç. Daha önce iki küçük odadan
oluşan evin alt katı, restorasyonun ardından Amerikan mutfağını da içeren,
kapısız iki bölmeli bir salon haline getirilmiş. Bölmeleri, evin vitraylı dış
kapısı önünde yer alan şık, gri desenli döşeme ayırıyor. Sade dekore edilmiş bu
evin yalınlığını bahsettiğimiz girişte asılı duran ışıltılı avize bile
bozamıyor, ama eve kitch bir hava katıyor. Giriş katının sol tarafında
televizyon ve oturma grubu yer alırken, sağ tarafında da mutfak ve altı kişilik
yemek masası bulunuyor. Cam yemek masası ve mutfağın konumu pek çok açıdan
kolaylık sağlayacak bir şekilde ayarlanmış; aile ve arkadaş yemeklerinden, yemek
sonrası muhabbetlere, uzun kahvaltılara veya çay, kahve keyfi yapmaya oldukça
uygun. Salonun mutfakla iç içe olmasının en büyük rahatlığı tabii ki servis
yapma konusunda kolaylık sağlaması, bu durum aynı zamanda alan kazanma açısından
da fayda sağlıyor. Mutfak, beyaz mermer yer döşemesine zıtlık yaratacak bir
şekilde siyah dolaplardan ve gri granitten oluşuyor, buz dolabı ise metal
görünümüyle tüm bunlara uyum sağlıyor. Mutfağın ve masanın olduğu bölümün devamı
neredeyse duvar boyunca uzayan cam, sürmeli bir kapıyla bahçeye açılıyor.
Bu cam kapı bahçeyi sanki salonun devamı, hatta bir parçasıymış gibi
hissettiriyor. Oturma grubunun yer aldığı bölmeye de sadelik hâkim. Cam bir
sehpa çevresine yerleştirilmiş oturma grubuna ayaklı siyah bir abajur eşlik
ediyor. Oturma grubunun kaplaması beyaz, saten kumaştan yapılmış, grupta açık
kahverengi kadife bir koltuk da yer alıyor. Televizyon sehpası yok. Duvarda ise
Ayvalık’taki bir eskiciden bulunan tahta çerçeveli bir ayna ve bir de resim
asılı. Ev sahibi, “Az eşya kullanmayı mı tercih ettiniz, yoksa yeni taşındığınız
için mi böyle” sorumuza gülerek “her ikisi de” şeklinde cevap veriyor, hâlâ bazı
şeylerin eksik olduğunu, ama eksikler tamamlanınca da evin şu anki “boş”
havasının kaybolmayacağını anlatıyor.
Evin iki banyosu var, ikisi de siyah dolaplardan, siyah duvar mozaiklerinden
oluşuyor. Ama alt kattaki banyonun yer döşemesi beyaz mermer, üst kattakinin ise
ahşap. Üç katlı evin üst iki katı da aynı şekilde az ve öz eşya barındırıyor.
İkinci katta iki oda var. Bu iki odanın ortasında yer alan ahşap alana evin
köpekleri için büyük, kırmızı kadifeden bir minder atılmış, hangisi kaparsa o
yatıyor. Bu alanda yer alan duvara monte avizevari aydınlatma armatürleri yine
çok ilgi çekici. Yeşil panjurların renk kattığı odalarda ise sadece dolap ve
yatak var. Açık renk ahşap merdivenlerden üçüncü kata çıkmaya devam ettiğinizde
de sizi, üçgen çatılı sevimli bir çatı katı karşılıyor. Merdivenin bitiminde
durduğunuzda sağ ve solunuzda iki yatak, karşınızda ise panjurlu sevimli bir
pencere kalıyor, bu pencereden deniz de görünüyor. Ayvalık’taki bu ev, insana
bir evi nasıl şık bir hale getirebileceği konusunda ilham veriyor. Anlışalan,
hep belirttiğimiz gibi, doğru seçim yaptığınız takdirde az eşyalı evler de çok
şık olabiliyor, üstelik hem aradığınız konforu size sunuyor, hem de pek çok
açıdan kullanış sağlıyor...