ARAMA   Detaylı Ara
    |


   Haberler
   Ödüller
   Ajanda
   Sektörden
   İhaleler
   İlanlar
   Rehber
   Yayınlar
Mimarlık ve Yapı Terimleri Sözlüğü Mimarlık ve Yapı
Sözlüğü / 3 Dilde
Kelime
 
  Ajanda : Son 3 Gün

20.11.2008 - Perşembe
Tabanlıoğlu Mimarlık Londra'da
"İçmimaride Tasarım Sonuçları" Atölyesi Sergisi
Sedad Hakkı Eldem Sempozyumu
Yapı Ürünleri Konferansı 2008
 
21.11.2008 - Cuma
‘Prisoned’ Uluslararası Öğrenci Tasarım Yarışması
"Sedad Hakkı Eldem Mimarlığı" Öğrenci Fotoğraf Yarışması ve Sergisi
Sedad Hakkı Eldem Sempozyumu
DOCOMOMO - Türkiye Mimarlığında Modernizmin Yerel Açılımları IV
 
22.11.2008 - Cumartesi
Sinema Tasarımla Buluşuyor
“Planlama, Afetler ve Hukuk”
Japon Fotoğrafçılığı
Delta'dan Tasarım Yarışması
 
 
ANKET
Ana Sayfa > Anketler Arkadaşına Gönder Yazdır    Arkadaşına Gönder Arkadaşına Gönder
Arkeolojik sit alanlarının tüzel kişilere tahsisinin yolunu açan Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun verdiği İlke Kararı hakkında ne düşünüyorsunuz?

Geçerlilik Süresi: 11.08.2008 / 06.09.2008





Yorum:

Not: Anket sonuçlarını görebilmek için lütfen ankete oy veriniz.

Yorumlar
  • Çok katı koruma anlayışı artık bitti. Korumacılıkta tecrübe kazandıkça korumanın, yirmi yıl önceki salt koruma anlayışı olmadığını bugün anladık. Biz, sit alanlarını ne kadar çok insana gösterebilirsek onları daha çok sevdirmiş ve hayatın içine çekmiş oluruz. Bu eserler sonuçta geçmişteki mimari eserler, kültür varlıkları. Bunları filanca ressamın resmine bakar gibi karşıdan bakarak koruyamayız, koruma bilinci oluşturamayız. Yaşamadığımız yer bizim değildir. Mevcut eserleri korumak etrafında yapılaşmamak kaydıyla, asgari hizmetlerin verilebileceği donatıları koyarak bu iş çözülür ve faydalı da olur.
  • Bindiğimiz dalı kestiğimizi kim nasıl ve ne zaman farkedecek acaba? Farkında olup da bilerek yapılıyor ise veya göz yumuluyor ise bunun adı mirasa ihanet değil midir?
  • Siyasi iradenin masum gibi görünen bu tür değişiklikleri şimdiye kadar uygulananlar gibi, kamu menfatine bir uygulama gibi gösterilip iki üç aşamada bir takım çevrelere rant sağlayacak duruma getirilmektedir.
  • Meczuplar yorum yapacak hal mi bıraktılar?
  • Kesinlikle olmamalı. Kültürel mirasımızın kolaylıkla bozulmasına yol açılmış olur ve bunun geri dönüşü yoktur.
  • Hemen her ilkesel yaklaşımda, her projede, her uygulamada olduğu gibi bu konuda da uçlarda tartışıyoruz. Siyah-beyaz oyununu yeğliyoruz, grileri sevmiyoruz. Ülkenin kültürel mirasının korunması ve değerlendirilmesini ve bu süreçte kamu yararının vazgeçilemez bir girdi olduğunu içtenlikle benimseyenlerin şu soruları yanıtlamalarını diliyorum: 1. Planlamaya inanıyor musunuz? 2. Korumanın da bir planlama ve alan yönetimi ortaklığı ile gerçekleşeceğini düşünebiliyor musunuz? 3. İlkeleri ulusal ve evrensel kabullar çerçevesinde belirlenmiş, koruma/kullanma koşulları dengelenmiş, kamu yararı üst düzeyde tutulmuş, ilgili tüm aktörlerle paylaşılmış ve olası en üst düzey mutabakat sağlanmış bir koruma/değerlendirme/yönetim belgesine karşı çıkar mısınız? 4. Yüksek Kurul'un ilke kararının satır aralarında yukarıda sıralamaya çalıştığım bazı bilgi kırıntılarının yer aldığını düşünebilir miyiz? 5. Bu ilke kararı bizi kaygılandırıyor "arkasında bir şeyler var, bu kararda da bir takım kişi ya da gruplar tanımlanıyor" diyorsak (ki bir yerde haklıyız) bu kaygılarımızı giderecek "usul ve esasları" saptayacak bir mekanizma oluşturulmalı mı? 6. Yerine bir şey koymadan bir tavırı karalamak ya da yok saymaktan vazgeçebiliyor muyuz? Emre Madran
  • Kutlarım. Tutuculuk her alanda gelişimin prangasıdır.
  • Bu ülkede her bir şey olur bildiğim kadarıyla. Ülkenin kültürel mirasını pazara çıkarıp satmak bir adet olmuş yöneticilerde.
  • Çok iyi olmuş!
  • Ziyarete açık olma, var olanı koruma ve yaşatma önemli noktalar. Ancak bunun hangi akademik, bağımsız gözlem ve denetim birimleriyle yapılacağı sorusuna cevap alınamadıkça oluşan tereddüt geçmişin izleri olacaktır.
  • FELAKET
  • Uzaktan bakarak bile olsa tarihi dokuları koruyarak, gelecek nesillere resimlerini değil de gerçeğini görme fırsatı tanımalıyız. Özel kişilerin niyeti ve koruma kabiliyeti de önemli. Şimdiye kadar korunabilmesi ve bizim görebilmemiz sit alanı olmalarındandır.
  • Başka işiniz yok mu?
  • Hayatın içine dahil etmek iyi bir fikir bence. Tabii ki belli yapılaşma koşulları dahilinde olursa neden olmasın.
  • Bu alanları güzelleştirip koruyacak projeler karşılığında incelenerek verilecek olursa harika olur. Tarihi güzelliklerimiz artık ön plana çıkarılmalı. Bu konuda tüzel kişilere ve onları kontrol edecek devlete güveniyorum. Başarılarla dolu güzellikler yaratmanız dileğimle...
  • Geçmişten geleceğe taşımamız gereken bu evrensel alanları, günlük çıkarlara yönelik kullanmaya hakkımızın olmadığını düşünüyorum.
  • Bari böyle tarihi değerlerimizi rant şavaşlarına alet etmeyelim... Kültürel mirasımız hepimizindir ve öyle kalması gerekir.
  • Kayda değer sit alanları üzerinde kimse hak iddia edemez ancak boş fos toprakları ne hikmetse niteliğini kaybettiği halde korumanın anlamı da yoktur. Sanayileşmede iş yavaşlatma kentleşmede çarpık yapılanma bu kurumun yavaş hareketinden kaynaklanır. Evet koruma altındayız ve teknolojide üretimde 1950'leri yaşıyoruz demek ki millet olarak koruma altındaymışız. Şansa bakar mısınız!
  • Tabii standart bir denetimi sağlayabilmek şartıyla.
  • Anketler
     Bütün Anketler
    Anketler: ARŞİV



     
     
      Yapı-Endüstri Merkezi tarafından hazırlanan siteler için tıklayın
    Gizlilik Şartları  |  Künye  |  Reklam Bilgileri  |  İletişim