ARAMA   
    |
   Haberler
   Ajanda
Mimarlık ve Yapı Terimleri Sözlüğü Mimarlık ve Yapı
Sözlüğü / 3 Dilde
 
  Ajanda : Son 2 Gün

 
ANKET
Ana Sayfa > Anketler Arkadaşına Gönder Yazdır    Arkadaşına Gönder Arkadaşına Gönder
Sizce tarihi silueti bozduğu iddia edilen binaların şehircilik ve mimarlık bağlamında nasıl bir uygulamaya tâbi tutulması gerekiyor?
Geçerlilik Süresi:





Yorum:

Not: Anket sonuçlarını görebilmek için lütfen ankete oy veriniz.

Yorumlar
  • Belediyeye çağdaş şehircilik anlayışının getirilmesi gerekiyor. Şu anda şehir tahrip edilircesine inşaat izni veriliyor.
    17.01.2012 13:38:31
  • Görsel felaket!
    17.01.2012 14:40:31
  • Tabiiki yıkımın tüm maliyeti de tüm uyarılara rağmen yükselmesi için onay veren kişilere rücu ettirilmelidir.
    17.01.2012 16:57:59
  • Müsama kaldırmayacak bir konu bu.
    17.01.2012 18:13:36
  • Mimari proje yapılıyor, kırk yerde onaylanıyor, üstelik şimdi 3D modelleme istemek çok moda, bunların üstüne bina yapıldıktan sonra mı farkediliyor silueti bozduğu? Nasıl bir akıl bu? Onay imzalarını atanlar mimar değil mi? Gözlerini bir kapatıp bu bina orada nasıl dururdu bi düşüneyim dememişler mi?
    18.01.2012 00:54:38
  • Tıraşlamak bu işin sonunu getirmez kesin ve net çözüm bina yıkılsın!
    18.01.2012 07:38:35
  • Bence tüm yüksek yapılar bu kapsama girmeli. Ya hepsine izin vereceksiniz ya da hepsini yasaklayacaksınız çünkü İSTANBUL'un her yeri TARİHİ DOKUDUR.
    18.01.2012 08:13:34
  • Yapıların tepelerine külah koysunlar siluete uydursunlar (elalemin gökdelen tipolojisini taklit etmek zorunda değiliz). İstanbul tipi gökdelen tasarımlarımızla bu sorun çözülmeli. Açı değiştiğinde arka plana her durumda silueti bozan binalar girecektir. Tabi bu siluet bozulmasını fark etmek istemeyen rüşvet severleri de meslekten ihraç etmek gerekiyor. Şehir ölçeğinde tüm yapılar yarışma ile yapılmalı hattızatınızda…
    19.01.2012 00:59:50
  • Bu Zeytinburnu skandalı bir an önce düzeltilmeli. Failleri hakkında soruşturma açılmalı. Bu Zeytinburnu gökdelenleri de kısaltılmalı. Sayın Topbaş bir numaralı sorumlu kişidir. Bu görüntü bir skandaldır.
    20.01.2012 12:05:22
  • Mimarlık; dış mekandan iç mekana doğru geliştirilir. Önce çevre ve doğa ile uyumu nedir ona bakılır. Yani: yanında yöresinde ne tip binalar ve mekanlar vardır, onlara bakılır ve onlarla bir uyum içinde olması sağlanır. Özellikle Tarihi Yarımada’daki binalar ile uyumsuzsa derhal yıkılmalı, yoksa geçmişimizi yok edersiniz ve kimliksiz kalırsınız! O zaman da bir hiçsinizdir.
    20.01.2012 14:20:01
  • İstanbul güzel ama sahiplerinin ehli kişilerin elinde olmadığını gösteriyor. 40 kotu zihniyetinin yeniden olgunlaştırılması gerekli. Silivri Gebze beton iletişimi sağlandıktan sonra şimdi de beton yükseltiler bugün silueti, yarın iklimi, daha sonra mutsuz insanların yaşadığı bir harabeye dönüşecektir.
    20.01.2012 18:44:18
  • Silueti bozan durumdan traşlanarak çıkabiliyorlarsa o da bir yöntem olabilir. Ama silueti hiç olmazsa tarihi yarımadada korumayı becerebilseydik. Orası bozulan İstanbul'un müzesi gibi korunmalıydı. Saygılarımla...
    21.01.2012 15:05:07
  • Entel kaygılarla insanların ekmek yemesi engellenmemeli... Ha, siz tuzu kurular her yatırımın bizim için iş imkanı olduğunu unutalı yüzyıl oldu... Bırakın ülke gelişsin... Çocuklarıma silueti mi yedireceğim ben? Sizin kahve içerken manzara keyfiniz bozulacakmış! Varsın bozulsun ekmek derdi her şeyden önce gelir...
    25.01.2012 11:50:12
  • Kesinlikle yıkılmalı! Tarihi Yarımada dokusu içerisinde yapılmıyor olsa da, dokuyu silueti bozar...
    25.01.2012 15:57:23
  • Bir yerleşim bölgesinde tarihi yapıların oluşturduğu siluet görüntüsünün sürekli olarak korunması için o yapıların tarihsel açıdan korunmaya değer anlamlar ifade etmeleri gereklidir. Bu tür yerleşim yerlerinin İstanbul'un tarihi yarım adası gibi koruma altına alınması zorunludur. Ama bu durum aynı yerleşim bölgesinin çevresinde günümüzün mimari anlayışına uygun siluet görüntüsüne sahip çağdaş yapılar yapılmayacağı anlamına gelmez. Bu durumun tersi çağdaş teknolojik gelişmeler ile yenilikleri tanımamak ve bu gelişmelerin insanlık açısından önemini görmemek anlamına gelir. Tarihte her dönem kendi teknolojik gerçeklikleri ile bilinir. Dolayısıyla her dönemin yapılaşması kendi teknolojik gerçeklikleri ile o dönemin bilim ve sanat anlayışını da yansıtmak zorundadır. Bu gerçekliğin aksini düşünmek içinde bulunduğumuz dönem uygarlığının evrimleşmesine karşı çıkmak anlamı taşır. Bu da geri kalmışlığa yeşil ışık yakmaktır. İçinde bulunduğumuz dönem Modernleşme olarak bilinen dönemin sonrasını ifade eden Post-Modern dönemdir. Ancak ülkemizdeki mevcut mimari anlayışın henüz Modern sonrasının bilim ve sanat anlayışını yansıttığını söylemek hiç ama hiç mümkün değil. Ben şahsen bundan dolayı çok ama çok üzüntülüyüm.
    25.01.2012 17:00:45
  • Tarihi yarımada ve çevre ilçelerde yüksek bina yapımı yasaklanmalı. Madem İstanbul Edirne tarafına kayıyor. Bu binalar o tarafa yapılsın ki o taraflarda çekicilik kazansın. Böylece tarih de korunmuş olur.
    26.01.2012 11:55:58
  • Çözüm önermek oldukça zor. Örneğin ekteki fotoğrafta arka planda uzakta bulunan yüksek binalar silueti bozuyor. Ancak başça bir açıdan bakıp bu yüksek binalar arkada değil de yan tarafta birde görünüyor olsaydılar, bu kadar kötü görünmeyebilirdi diye düşünüyorum.
    27.01.2012 08:39:40
  • Tarihi dokunun silüetini kötü etkileyecek yapılaşmaya kesinlikle izin verilmemelidir. Tarihi dokuyla ölçek, yükseklik, dokuya uygunluk vb. kriterlere uymayan yapılar, proje aşamasında belirlenerek gerekli izinler verilmemeli ve eğer yapılacaksa da ticari kaygılar ön plana çıkmamalıdır. Neticede tarihi miras; evrensel bir olgudur ve bütün insanlığa maledilmiştir.
    27.01.2012 16:07:55
  • Bu fotoğraf hangi medeniyet seviyesine geldiğimizin ve nereye yönlendirildiğimizin en güzel simgelerindendir! Bugünkü politik çerçevede bu arkadaki binaların yıkılmaları ne kadar şaşırtıcı ve umut verici bir sürpriz olurdu...
    01.02.2012 01:35:51
    Diğer Anketler
    İnşaat sektörünün 2012 yılında da büyümeye devam edeceğini düşünüyor musunuz?
    Geçtiğimiz hafta Radikal Gazetesi’nde yayımlanan habere göre; İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Park ve Bahçeler Müdürlüğü tarafından yürütülen "Sultanahmet Meydanı Zemin Kaplaması ve Peyzaj Rehabilitasyon Projesi" çalışmaları kapsamında parktaki yeşil alanın üzerine beton yaya yolları inşa edilmeye başlandı. Bu kapsamda söz konusu uygulamanın kentsel imaj açısından faydalı olacağına inanıyor musunuz?
    Kamuoyunda Park Otel olarak bilinen ve pek çok defa yargıya taşınan "İstanbul Park Otel Turizm Merkezi" planı bir defa daha, Danıştay tarafından verilen yürütmenin durdurulması kararı ile iptal edildi. Bu kapsamda Danıştay’ın verdiği kararın yerinde olduğunu düşünüyor musunuz?
    Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar'ın da önerdiği şekilde mütekabiliyet esası aramadan yabancılara mülk satışının önünün açılmasının sağlayacağı en temel fayda sizce nedir?
    İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi, Taksim Meydanı'nın trafiğe kapatılmasını kapsayan "Taksim Meydanı'nın Yayalaştırılması Projesi"ni kabul etti. Bu kapsamda Radikal Gazetesi'nin haberinde yer alan aşağıdaki görüşlerden hangisinin daha kabul edilebilir olduğunu düşünüyorsunuz?
    Geçtiğimiz haftalarda Bartın'ın Ulus ilçesinde düzenlenen tapu dağıtım töreninde konuşma gerçekleştiren Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar "2B için çalışmalarımız devam ediyor. Meclis açıldıktan sonra yasada ufak bir revizyon yapmak suretiyle 2B'de hak sahibi olanlara tapularını vereceğiz" dedi. Sizce 2B'de hak sahibi olanlara tapu dağıtılması doğru mudur?
    İzmir için geliştirilen aşağıdaki projelerden sizce hangisi gerçekten gerekli ve önceliklidir?
    AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Çevre ve Orman Bakanlığı ile Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'nın birleştirilerek 'Çevre, Orman ve Şehircilik Bakanlığı' oluşturulacağını kaydetti. Başbakan Erdoğan, iki Bakanlığın birleştirilmesindeki ana hedeflerini, "Çevreyi, daha da güçlendirmemiz lazım. Bir de şehircilik ki büyük önem arz ediyor. Ulusal programların kontrol altında tutulmasından, bu kentleşmenin, yapılaşmanın merkezden de takip etmenin bu bakanlık ile bir koordinasyona ihtiyaç var, bu adımı da bu şekilde atalım istiyoruz" şeklinde açıkladı. Bu kararı nasıl değerlendiriyorsunuz?
    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın seçim vaatleri arasında, biri Avrupa Yakası’nda, diğeri Anadolu Yakası’nda olmak üzere İstanbul’a 2 yeni şehir kurmayı da sayması, tartışma başlattı. Radikal Gazetesi’ne verdikleri demeçlerde bu konu hakkında farklı öngörülerde bulunan aşağıdaki uzman görüşlerinden hangisinin daha kabul edilebilir olduğunu düşünüyorsunuz?
    “Japonya’daki depremden ders çıkardık ama santralin yapımına devam edeceğiz” diyen Enerji Bakanı Taner Yıldız, Fukushima’daki nükleer santralin 1. nesil santral olduğunu kendilerinin kurmayı planladığı santralin ise 3. nesil ve gelişmiş teknolojiye sahip bir santral olduğunu ifade etti. İstanbul Nükleer Karşıtı platform ise “Nükleer santrallerden yıllardır enerji elde eden Japonya’da bile doğal felaket durumunda nükleer güvenliğin ne kadar kırılgan olduğu görülmüşken, Akkuyu gibi özellikle fay hattı yakınında nükleer santral kurulması ısrarını anlamak mümkün değildir” şeklinde bir açıklamada bulundu. Bu iki farklı açıklama kapsamında nükleer santral yapılmalı mıdır?

    1 2 3 4 5 6 7 8 9
  • Anketler
     Bütün Anketler
    Anketler: ARŞİV



     
     
    Yapı-Endüstri Merkezi tarafından hazırlanan siteler için tıklayın
    Gizlilik Şartları  |  Künye  |  Reklam Bilgileri  |  İletişim